Tebligat Kanunu`nun 10/1. maddesi gereğince muhatabın bilinen adresine çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iadesi halinde, aynı maddenin 2. fıkrası gereğince aynı Kanunun 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılabilir. Yani somut olayda bilinen adrese çıkarılan tebligat bilâ tebliğ iade edildiği için muhatabın adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine normal değil, TK`nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılması gerekir

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ KARARI:

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi E. Ö. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla takibe başlandığı, borçlunun bilinen adresine çıkartılan ödeme emri tebligatının bila tebliğ iade edilmesi üzerine,
alacaklı tarafından muhatabın adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu`nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılmasının talep edildiği, talebin icra müdürlüğü tarafından reddedildiği, bu işlemin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

Bilinen adrese çıkartılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi üzerine, Tebligat Kanunu`nun 10/2. maddesine göre, muhatabın adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve çıkaran mercii tarafından Tebligat Yönetmeliği` nin 16/2. maddesi gereğince ilgili şerh verilerek Tebligat Kanunu` nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılır.

Somut olayda
 borçlunun bilinen adresine Tebligat Kanunu`nun 10/1. maddesi gereğince ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı, tebligatın muhatabın tanınmadığı şerhi ile bilâ tebliğ iade edildiği, alacaklı vekilinin TK`nun 21/2. maddesi gereğince tebligat çıkarılması talebinin icra müdürlüğü tarafından “mernis adresinin bildirilen adresten farklı olması durumunda normal tebligat gönderilmesi gerektiği” gerekçesi ile kabul edilmediği, mahkemece de aynı gerekçe ile şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.

İcra müdürlüğünün ve mahkemenin yorumları Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırıdır.
Dairemizce sapma göstermeden uygulandığı üzere, TK`nun 10/1. maddesi gereğince muhatabın bilinen adresine çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iadesi halinde, aynı maddenin 2. fıkrası gereğince aynı Kanunun 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılabilir. Yani somut olayda bilinen adrese çıkarılan tebligat bilâ tebliğ iade edildiği için muhatabın adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresine normal değil, TK`nun 21/2. maddesine göre tebligat çıkarılması gerekir.

O halde mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK`nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA),  ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,  oybirliğiyle karar verildi.

Y12HD 10.03.2015 E.2015/2696 – K.2015/5296

İlgili Kanun Maddeleri:

BİLİNEN ADRESTE TEBLİGAT

MADDE 10 – Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.

(Ek fıkra: 6099 sa.ka.3 – 11.01.2011) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.

TEBLİG İMKANSIZLIĞI VE TEBELLÜĞDEN İMTİNA

MADDE 21 – (Değişik: 3220 sa.ka.- 6.6.1985) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut (Değişik ibare: 4829 sa.ka.5 – 19.3.2003) “zabıta amir veya memurlarına” imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

(Ek fıkra: 6099 sa.ka.5 – 11.01.2011)  Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.

(Ek fıkra: 4829 sa.ka.5 – 19.3.2003) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki (Değişik ibare:6099 sa.ka.5 – 11.01.2011) “fıkralar”  uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.

Benzer içerikleri
size gönderelim

E-posta bültenimize abone olun ve önemli içerikleri size gönderelim

Abone olduğunuz için teşekkürler

Birşeyler yanlış gitti!